Kosvagen postası

• 30/4/2007 - şehitler gül istemiyor

Türkiye'nin her yerinde yeni bir oluşum başladı

 

Şehitler ölmez vatan bölünmez diyerek oğlunu yakınını  askerini  toprağa verenler,

gözü yaşlı ordu,

tedirgin halk

artık şaşkın değil

takke düştü kel göründü.

Ordu PKK ya karşı savaşırken artık orduya karşı olan yalnızca iktidar ve onun dolar zengini medyası

kadınlar ayakta

şehitler meydanlarda

şehitler ölmez vatan bölünmez diyenler

şehitler  gül istemiyor saygı istiyor

Türkiye nin ordusunu dağıtma görevi

bu kez de padişah yerine AKP ye mi verildi

ordu halk elele

Turkiye cumhuriyetinin ruhu dirildi

şehitler dirildi

 

Geceyarısı bildirisi ile  şehitlere kelle diyenler askerleri şemdinlide cumhuriyetin olamamış savcısına şikayet edenler şimdi sözde "demokrasi "peşinde

demokrasiyi türbanlayanlar

halkın ordusuna dava açanlar

halkını allahsız görenler

görüşlere saygısı olmayanlar

kendi görüşlerine saygı peşinde

 

hatta yine orduya dava açma peşindeler

kendileri iktidar

 genelkurmay başkanını görevden alabilirler.....!

Şehit cenazeleri ile mitingler artık aynı elden çıkmış gibi ordu halk elele ülkesinin peşinde

hükümet pkk ile savaşan ordusunun karşısında

halk ordusu ile meydanlarda

demokrasi ezberi

darbe ezberi bozulan akp

telaşta

HÜKÜMET

laik rejimi ve cumhuriyeti koruyan ordusunu "darbeci" diye 

 PKK ile savaşan ordusunu antidemokratik diye AB ye  şikayet ediyor

demokrasi aslanlılığı cami katilliği arınsın diye son bir gayret içinde .Ordusunu dağıtmak mümkün olsa yapacak.Padişah yerine bu kez terhis kağıdı Tayyip Erdoğan Hükümetinin eline mi verildi.

ama.......

 artık ,

 

 

şehitler gül istemiyor

kıyamet koptu ve artık  meydanlara geldiler

gerçek muhasebe şimdi başladı

 

 

 

 AKP HÜKÜMETİNİN  istediği demokrasi değil bir an önce şeriat rejimi ile kendilerini kurtarmak

Onlar savaşan ordularının neyle savaştığının farkında bile değil

onlar bir an önce başa geçip kurtulma peşinde, ama şehitler ölmez vatan abd nin ellerine verdikleri haritaki gibi bölünmez

Ne mutlu türküm diyene demenin anlamı hiç bu kadar anlaşılmadı,halkın tümü hiç bukadarcumhuriyitiyle beraber olmadı.Halkın Ulusçuluk anlayışı bu güne dek hiç bukadar taçlanmadı

şehitler bugun olduğu gibi

hiç böylesine pir ü pak  dirilmedi.

vatan hiç böylesine birleşmedi

 

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/6/2006 - organım nasıl kurtulur

Bizim kuzen sabah uyanmış ,halası  gibi sabah depresyonu ile mıncıklaşıyor.25 yaşında oldu bizim kız artık.Sabahın bombasını patlattı

"ben ölünce organımı bağışlamıcam....

Hayırdır ,ne oldu.Zaten bu yıl okula da gitmiyorsun ,fındıklıya fındık yemeye gider hale geldin.İnci kutusuna söylicem seni (annsinin niki)Kimseye yaramamak için and mı içtin kızım?

Yok ağbi yaa allah beni böle göndermiş böle gidiyim

Oldu canım, kendini Bakire Meryem sanıyorsan aldanıyorsun,Şu net aleminde negro da olarak geçen tek nekrofili yazısı bana ait.Yani sana şunu diyorum.Bi defa ,diyelim sen öldün, morga gittin.Morgdaki baba seni şöyle bi kesiyor ,seni bekleyen ölü mikiciye haber veriyor ;Gel senlik hatun geldi.Arkadan retinacıyı arıyor ağbi gel senin 50 kaat geldi.Senin anlıcan dakka bir gol iki, hem retina hem de döt gidiyor

Yok ağbi yaa Harbiden mi ?

harbiden tabii kızım ne sandın.Sen gel şu organlarını namusunla bağışlada yırt bari

Bugun Hürriyette Ertuğrul Özkök de yakılmayı tercih ettiğini yazmış,acaba o da mı mikilmekten korkuyor ki, gerçi adam haklı.Ama öldüğümüzde yanmamız gerekseydi yanardık.Adam gibi gömülelim yani,böceklere yem olmamak insanlara faydralı olmamak bunlar uyuzluktan başka bişi değil yaa.Hem sonra ne depresyonu bu sabah sabah ya

Ben de intihar etmicem zaten

Aman etme,hatırım kalır.Bi de öbür taraftaki ölülere bed taşımamış olursun

Ne yicez ağbi kahvaltıda ne var

Zeytinyağı ve zeytin bölümü var bol kekikli cildin güzel olur,cesed yakışıklı

aman enişte yaaa

enişten yokuşta kıçı açıkta

hadi yavrum yemeğini ye

kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek

Organını bağışlamıcakmış keriz

sanki morgcuların ve  ölü mikicilerin de tıngırında

hadi çabuk ye

otobüsü kaçıracaksın

Aman enişte yaa ne diyosun şimdi organlarımı bağışlıyım mı

Turşusunu kur

Öff enişte yaa ,ağzımızın tadıyla bi intihar tribi yaptırmıyosun yaa

heh heh heh.

Sabah depresyonunuza mıçıyım

Hop hop, yemek yiyoruz burda

pardon millet....

Çay nassı olmuş ama tavşan kanı tavşan

tavşan vampirleri sizi.

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/6/2006 - kurtların vadisi meleklerin adası, kan ve intikam

hakkı devrimden alıntı ile

"Günümüz insanının sağlık, eğitim, iş ihtiyaçları var. Bugün var olmanın lazım şartlarından biri de doğru bilgilendirilme.
Bu son şartın önde gelen araçlarından biri iletişim. Gazeteye indirgersek daha rahat söylerim içimden gelenleri.
Fertler olarak öğrenme yeteneğimiz ne düzeydedir, bilemem. Ama bir bildiğim var: yaşayarak edindiğimiz tecrübeyi, iyi kötü sahip olduğumuz bilgiyi, bizden sonra gelenlere aktarmakta başarılı değiliz. Bin misalini verebilirim bu beceriksizliğimizin.
Bu yetersizliğin belgeleri değil mi her sabah sayfa sayfa önümüze serilen. Bu yılın ilk 5 ayında okul cinayetlerine kurban giden öğrenci sayısı 14 dediler. 107 yaralı var, üçü öğretmen. Son iki ayın vukuatından dördünde ateşli silahlar kullanılmış.
Geçenlerde Adanalı bir kız öğrenci sınıf basarak erkek arkadaşını tabancayla öldürdü. Samsun'da iki çocuğun, bir üçüncü tarafından vurulup öldürülmesinden bugüne kaç gün geçti.
Haberini dün okuduğumuz Ankara'daki aile katliamını düşünür müsünüz. 16 yaşında bir kız çocuğudur 19 yaşındaki sevgilisine telefonda «Babamın işini bitirdin mi?» diye soran.
Bitirmiş, evet!
Alışverişten dönen anne ile kız kardeşin işini de biraz sonra birlikte bitirecekler. Eve son gelen ağabeyi haklayamadıkları için cinayet ortaya çıktı.
Hiç şüphesiz hepimiz dehşetler içinde okuduk bu korkunç haberin ayrıntılarını. Yarın da soruşturmaya veya sağ kalan ağabeyin anlatacaklarına dair birkaç satır daha okuruz.
Sonra? Sonra gelsin bir yenisi, değil mi? Uzun uzun anlatmaya gerek yok, bu hep böyle oluyor.
Hadiseleri gerçek anlamıyla haberleştirmekte yetersiz kalıyoruz. İyi haberleşmemiş hadiseyi meseleye dönüştüremezsiniz, ki önleyici tedbirlere kadar gidecek çalışmalar yapılabilsin. "

 

 

 

Bir toplumun cahilliği sömürülerek ,yalnızca tüketilerek gelinecek yer burası......


 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 19/5/2006 - gerçeklerden çıldırmayalım diye

dün akşam bir düş gördüm.

tanrı insanlara gerçeklerden çıldırmasın diye kalem ve içine bakınca oyalanabileceğimiz hayaller gönderdi ve içlerine de düş görsünler ve rahatlasınlar diye kaleidiskoplar yerleştirdi.

 bir kalem vardı  bir altın kanadın içine geçirilmişti.Üstü kanatlı bir kalem olmuştu ve Tanrının insanlara gerçeklerden çıldırmasın diye kalemi verdiği söyleniyordu.Üstelik bu kalemin içinde çiçek dürbünü de vardı ne görmek istersen onları görüyor böylece sakinleşiyordun.Ama insanı asıl koruyan kalemdi

 

 

 

hem pisokoanalitik hem de romantik ne güzel rüya gördüm, artık karımdan fırça yemicem  " son zamanlarda iyi rüya da görmüyorsun sünepe" diye….:)

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/5/2006 - ahmet hakan söyle barış güvercinini kim yedi?

barış güvercininin eti tatlıdır.Herkes güvercin eti yiyor,bir yandan bir parti ile temsil edilip dağdaki eşkiyayı alkışlayanlar bir yandan şeriat hükümeti yanlıları.Artık siperden çıkma zamanı gelmedi mi ?.Ahmet hakan'ın bir yazısı na şöyle bir mektup yazdım

yanıt gelmez tabii onlar medya destekli yazarlarımız neyse mEktup şu

 

Ertuğrul Özkök ün güzel bir teklifi var; "siperleri terkedelim".Demirel in CHP nin başına geçmesi değil sorun bunu biliyorsunuz.Artık chp  mehape de değil.Şeriatçı bir rejime geçmek mi burada kalmak mı sorunu.Şeriatçı rejime onay vermeyince siperden çıkmış oluyorsunuz.Üniversitedeki Türban meselesini demokrasiyi artırarak çözmek olası.Öğrenci temsilcilikleri üniversitelerle ilişki kurmak olası.Hem demokrasi ve bilime karşı gelmek hem demokrasiden dem vurmak ilginç.Sizi takdir ediyorum yazılarınız ve görüşleriniz çok önemli.Ama siperden çıkın ,"sakalınızı" kesseniz de şeriat hükümeti yanlısı olsanız da önemlisiniz.Bir yandan siz sakalın tarihin hangi çağlarında moda olduğunu bilip geç roma devri modası matruş suratı  tercih ederseniz bunu bilinçle yapabilecek de bir insansınız.Ama sorun belli artık ,teokratik devlet mi laik devlet mi?Elbette cumhuriyitimizin demokrasi sorunları var, ama bunları Atatürk ve chp mi yarattı?Tanrım bizi baştan yarat şarkısı mı başladı.Artık sabırlar tükenmek üzere ki, eski başkomutan!(cumhurbaşkanı ) konuştu.Şeriat mı genç Türkiye Cumhuriyeti mi.?Eminim ki saidi nursi risalelerini felsefi eğitim gözlüğü ile  at gözlüksüz anlatabilenlerden olduğunuz gibi safsata yerlerini ve düşünce kıtlıklarını da görebilenlerdensiniz.Şimdi kurtuluş savaşını yeniden yorumlayıp yeniden mi başlayalım yani."Bu kez de sizin dediğiniz olsun canım ne olur ömrümüzü tükettik bu kez de iran modeli mi deneyelim" demek uzlaşmak mıdır.Uzlaşma yolu yok mu.Kalmadı mı ?Gerçekten siperlerden çıkalım yeter artık gerginlik yetmez mi,barış göremeyecek miyiz?
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Edebiyat felsefe psikoloji üstüne yazılar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
içindekiler
bölümler
bize yazın
Blog RSS

diğer vagonlar

arastirmaci
otism
kitap
raftakiler
magazincom
pet
sofra
otistik
autism
makarakukara
ozlemveozlem
Kleopatra81
muzikoman
aktivite
sorrahatla
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:3
Son Sayfa | Sonraki Sayfa